22 Mart 2010 Pazartesi

[Dostluk Girdabi] - Sıdıka Avar

 


 

 

Sıdıka Avar gazeteci Banu avar'ın annesidir.
Kendisinden aşağıdaki yazı sayesinde haberdar oldum..
Atatürk ve misyoner Avar. 

Yıllar önce İzmir Kadınlar Hapishanesi'ndeki mahkum kadınlara

akşam dersleri verilmesi kararlaştırılmıştı. Bir gün milli eğitim

müdürü'nün odasına zayıf, ufak-tefek bir genç kız girdi.

"Ben bu dersleri memnuniyetle kabul ederim, efendim," dedi.
Müdür şaşırmıştı. Karşısındaki genç kız, okuldan yeni çıkmış,

üstelik, son derece de hassas bir insana benziyordu.

 

Müdür bir kez daha hapishanedeki tipleri gözünün önüne getirdi.

Olacak şey değildi! Lakin düşüncesini belli etmedi. 
 "Peki, hoca hanım," dedi. "Bu işle meşgul olacağım."
İki hafta geçmeden, genç kız, soğuk ışıklar altında hapishane

koğuşundaki akşam derslerine başlamıştı. İşi bittikten sonra, ince

pardesüsünün yakasını kaldırıyor, süngülü nöbetçilerin, zincirli kapıların

arasından geçerek sokağa çıkıyor ve hızlı adımlarla evine koşuyordu.

Hapishane müdürü de, milli eğitim müdürü gibi, hayretler içinde idi.

O kavgacı, o geçimsiz mahluklar, genç öğretmeni hem sevmeye,

hem saymaya başlamışlardı. Kadınlar hapishanesinde ilk defa böyle

bir hava esiyordu. Fakat işinde inanılmaz bir başarı gösteren kızın,

bir süre sonra acayip bir suçla adliyeye götürüldüğünü görüyoruz.

Hakkındaki isnat: Misyonerlik.
Gittikçe kabaran dosyalar, hep misyoner öğretmenden bahsediyordu.

Neler de neler yapmamıştı ki: Kadınlar hapishanesi derken Kinder Garten

Teşkilatında çalışmalar, çocuklara iyi insan olmak etrafında bir takım

telkinler. Bütün bunlar misyonerlik denilen şeyden başka ne idi?

İş o kadar dallanıp budaklandı ki, Atatürk meseleyi merak etmişti. 
"Bana misyoner öğretmenin dosyasını getiriniz," dedi. Bütün bir gece o

dosyayı inceledikten sonra, ertesi günü öğretmen [Sıdıka] Avar'ı yanına çağırttı.

Genç öğretmen Atatürk'ün karşısına çıktığı vakit bir yaprak gibi itriyordu.

Atatürk, bu ufak-tefek kıza hayretle baktı. "Misyoner öğretmen sensin, öyle mi?"

diye sordu.
Avar şaşırmıştı. Yavaşça, "efendim, ben öğretmen avar," diye fısıldadı.
Atatürk, o zaman genç öğretmene doğru parmağını uzatarak yüksek sesle

şunlan söyledi: "Hayır. . . sen misyoner Avar'sın. Bana, senin gibi misyonerler

lazım."Ondan sonra da Atatürk fikirlerini açıkladı: Bir toplum, daha ziyade

aile yoluyle, bilhassa kadın yoluyle kazanılabilirdi. Genç öğretmen doğu'ya

gidecekti. Oradaki genç kızlan, hatta bunlann arasında hiç Türkçe bilmeyenleri

bile toplayacaktı. Onları, bu toplumun potasında yetiştirecekti; sonra bu çocuklan

birer ışık huzmesi altında köylere gönderecekti. 
Sözlerinin sonunda: "Git, memleketin içine gir, dağ köylerine, uzan; orada

bizden ışık bekleyen yarının annelerini göreceksin," dedi. 

Genç öğretmen, içi içine sığmaz bir halde Atatürk'ün yanından çıktı.
İşte yıllar ve yıllardır Avar, doğu illerinden birinde kız enstitüsü müdürlüğü'nde bu

inanılmaz işle meşguldür.
Şimdi Elazığ, Tunceli, Bingöl çevrelerindeki halk, bu ufacık-tefecik kadından bir

azize gibi bahseder. Onun hakkında iki yüze yakın mani, masal, ve çocukların

dilinde sayısız avar şarkıları vardır. O, yol vermez, geçit 
tanımaz dağlara at sırtında tırmanır, dağ köylerinden, çoğu esmer köy kızlarını

toplar, onları kendi ceketine sanp okuluna götürür. Avar, doğu'da gerçekten

inanılmaz bir isimdir. Dağ tepesindeki köylere bu masal kadını, öğrenci toplamak

için gittiği zaman köylüler, "kızımı da götür, Avar," diye atın üzengisine yapışıyorlar. . .

Şehre, Avar'ın okuluna gelen kızı, bir kere de üç-dört yıl sonra görünüz.

Ben, bir insan yaratma mucizesini orada gözlerimle gördüm.

Hikmet Feridun Es
Hayat Dergisi 1957

 

(İhtiyar, 14.03.2003 14:47)





 

 

 

 

 




__._,_.___
Recent Activity:
* Tiyatro, Gezi, Gurme ve Fotograf forumlarini ziyaret ettiniz mi?
http://forum.dostlukgirdabi.com/
* Sevdiklerinize ve dostlariniza eKart gönderin
http://ekart.dostlukgirdabi.com/
* ePosta adresiniz bounce (geri dönme) durumuna dustugunuzde ne yapabilirsiniz? Bakiniz http://www.dostlukgirdabi.com/content/view/11/25/

KURALLARIMIZ
1 - Gunde en fazla 3-4 eposta gönderiniz.
2 - Göndereceginiz eposta boyutunun 500 Kb'i gecmemesine özen gösteriniz..   
3 - Virus, truva icerebilen exe vs. uzantili dosya iceren, ahlak kurallarina uymayan ve reklam amacli gönderiler yayinlanmayacaktir.
4 - Gönderdiginiz epostalarinizda "<<< >>>>" gibi isaretlerin olmamasina özen gösteriniz, veya okunmasini daha rahat hale getiriniz.
5 - G�nderilen iletilerle ilgili sorumluluk gönderene aittir. Elestirilerinizi lutfen gönderene yapiniz.
6 - ePostaniz yayinlanmamissa mutlaka daha önce yayinlanmistir ya da grup duzenine uygun degildir.

Tesekkurler,
Dostluk Girdabi
http://www.DostlukGirdabi.com
.

__,_._,___

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder